WhatsApp
Bizi Arayın

Dr. Nihan Yüksel Çanakçı

Otolog Micro Greft Tedavisi

Otolog mikro greft uygulaması kişinin kendi hücreleri kullanılarak kılcal damar ve doku yenileme tekniğine sahip bir tedavi yöntemidir. Saç dökülmesi tedavisinde ve cilt gençleştirme amacı ile uygulanmaktadır.

Saç dökülmesi kadında da erkekte de genetik ve hormonal nedenler ve çevresel faktörler ile gerçekleşebilir. Buna bağlı saçlarda güçsüzleşme, incelme, seyrelme, kopma ve sonucunda saçlı deride açılmalar meydana gelir. Bu uygulama ile saçlı derinin kanlanması artar, kıl kökleri uyarılır, hücresel üretim ve yenilenme artar, kişinin kendi hücreleri sayesinde kendini tedavi etmesi sağlanmış olur.

Otolog mikro greft işlemi uygulama öncesi kulak arkası veya ense bölgesinde küçük bir alan tıraş edilir, lokal anestezi uygulanarak uyuşturulur ve 3-4 adet saç kökü biyopsisi alınır. Alınan bu örnekler özel bir cihaz ile süper hücre süspansiyonuna dönüştürülür ve dökülmenin oluştuğu bölgeye küçük enjeksiyonlar şeklinde uygulanır. İşlem tek seanslık bir uygulama olup 15-20 dakika sürer. İhtiyaç duyulursa birkaç sene sonra tekrar bir uygulama yapılabilir.

Otolog mikro greft uygulaması cilt gençleştirme amacı ile yapılacaksa biyopsi örnekleri kulak arkasında saçsız deri bölgesinden alınır. Benzer şekilde özel bir cihaz ile elde edilen özel hücre süspansiyonu yüz, boyun, dekolte ve el üzerine uygulanabilir.

Otolog mikro greft uygulaması tüm skar yapmayan saç dökülmesi hastalıklarında uygulanabildiği gibi işlemlere bağlı yıpranmış saçlar için de uygulanabilmektedir. Bu tedavi saç ekimine alternatif bir tedavi değildir. Saç dökülmesinin başladığı erken yaşlarda uygulanması dökülme hızını yavaşlatır, kelliği engeller veya geciktirir. Saç ekimi sonrasında da desteklemek, ekilen bölge dokusunu güçlendirmek amacı ile uygulanabilir.

Otolog mikro greft tedavisinin amacı saç dökülmesini durdurmak, mevcut saçı korumak ve canlandırmak, yeni saç çıkışını sağlamak, incelen saçları destekleyerek daha sağlam, kalın ve sağlıklı saçlar elde etmektir. Başarı oranı kişiden kişiye göre değişmekle beraber oldukça etkili ve güvenilir bir tedavi yöntemi olarak güncelliğini korumaktadır.

İlgili Gönderiler