WhatsApp
Bizi Arayın

Dr. Nihan Yüksel Çanakçı

Atopik Dermatit

Atopik dermatit, bebeklik çağından itibaren görülebilen, ciltte kuruluk ve ekzematize lezyonlarla karakterize kronik inflamatuvar bir deri hastalığıdır. Belirli protein yapılı antijenlere aşırı duyarlılık zemininde gelişmesi üzerine atopik dermatit; astım, alerjik göz ve burun nezlesi ile birlikte görülebilir ki bu duruma “atopi” adı verilir. Bu hastalıkların bir ya da birkaçı aynı hastada veya yakın aile bireylerinde bulunabilir. Oluşumunda genetik yatkınlık ile deri bariyer fonksiyonu bozukluğu, bağışıklık sistemi bozuklukları, mikrobiyom değişikliği ve çevresel faktörler birlikte rol oynar.
Atopik dermatit, %90 ilk 5 yaşta başlar ve bulguları yaşa göre farklı dağılım gösterir. Bebeklik döneminde (2 hafta-2 yaş) yanaklarda ve saçlı deride, diz, dirsek bölgelerinde; çocukluk döneminde (2-12 yaş) boyun, dirsek iç yüzü, el ve ayak bileği, diz kapağı arkası, kulak arkası, kasık gibi kıvrım bölgelerinde sulantılı, kızarık ekzematize lezyonlar görülür. Yetişkin dönemde (12 yaş üzeri) ise dağınık yerleşim gösterir. Sıklıkla el ekzeması, göz kapağı ekzeması, meme başı ekzeması, vücutta dağınık kaşıntılı kalın ekzematize plaklar ve kaşımaya bağlı oluşan sert nodüller şeklinde görülür. Tanısı; kaşıntı, yaşa göre tipik yerleşim gösteren ve yineleyen ekzema varlığı, ailede veya kişide atopi öyküsü ve sık görülen klinik bulgulara dayanarak konur.

Atopik dermatit hastalarında sık görülen diğer bulgular:

  • Kuruluk/İktiyozis
  • Keratozis pilaris (Tavuk derisi görünümü)
  • Pitriazis alba (Yanaklarda beyaz lekelenmeler)
  • Meme başı ekzeması
  • Göz kapağı ekzeması
  • Deri enfeksiyonlarına yatkınlık
  • El-ayak ekzeması
  • Keilitis (dudak kenarında çatlaklar)
  • Dennie-Morgan çizgileri (göz altında dalgalı çizgilenmeler)
  • Göz çevresi morluğu
  • Terlemeye bağlı kaşıntı
  • Yün hassasiyeti
  • Serum IgE düzeyinin yüksek olması
  • Tip 1 deri testinde (Prick test) reaktivite
  • Tekrarlayan konjuctivit
  • Keratokonus
Atopik dermatit tanısı öykü ve klinik bulgulara dayanarak konulur. Çocukların yaklaşık yarısında besin alerjileri de görülebilir. Özellikle inek sütü, yumurta, kabuklu kuruyemişler, yer fıstığı, kabuklu deniz ürünleri ve gluten hassasiyeti öyküde sorgulanabilir şüpheli durumlarda gıda alerji testi yapılabilir.
ATOPİK DERMATİT TEDAVİSİ
Tedavide ana basamak, bozulmuş olan deri bariyerinin kuvvetlendirilmesidir. Bunun için deri pH’sına uygun, kimyasal (parfüm, paraben, SLS gibi) içeriği az, hassasiyet oluşturmayan, kurutmayan nemlendirici içeriği yüksek vücut yıkama jeli ve nemlendiricileri kullanılmalıdır. Her gün ve çok sıcak su ile yıkanılmamalı, sert lif kullanılmamalı ve kese yapılmamalıdır. Cilt şikayetlerin arttığı dönemde günde en az iki kez, diğer zamanlarda düzenli şekilde günde bir kez nemlendirilmelidir. Nemlendirme alışkanlığının gelişmesi ile her yaş döneminde atak sıklığı ve şiddeti azalır, lezyonlar tedaviye daha kısa sürede yanıt verir.
Tedavide diğer basamak, mevcut ekzematize lezyonların iyileştirilmesidir. Bunun için lezyonların şiddeti ve yaygınlığına göre topikal veya sistemik steroidler, topikal kalsinörin inhibitörleri (takrolimus, pimekrolimus), siklosporin, fototerapi veya dupilumab kullanılır.
Kıyafet seçiminde yünlü, polyester, sentetik içerik yerine pamuk ağırlıklı ürünler tercih edilmelidir. Kıyafetler kokusuz ve boyasız, katkı içeriği az deterjanlarla yıkanmalı, mümkünse çift durulama yapılmalı, yumuşatıcı kullanımından kaçınılmalıdır.
Son dönemde probiyotik kullanımının barsak inflamasyonunu azalttığı buna bağlı olarak atopik dermatit atak sıklığını ve şiddetini azalttığı gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Beslenme düzenine prebiyotik ve probiyotik içeriği yüksek besinlerin ve gıda takviyelerinin eklenmesi şikayetlerin azalmasına katkıda bulunabilir.
İlgili Gönderiler